Aziz dostlarım ve kıymetli komşular gözünüz aydın, üçaylar geldi ve gelirken yine boş gelmedi, bu mübarek mevsimin rahmet hediyeleriyle geldi.Yorgun yüreklere kandillerini getirdi buyurun serinleyin, dinlenin, manen ferahlayın, kirlerden günahlardan arının, korunun dercesine.
İlk kandilimiz Receb-i Şerif’in ilk Cuma gecesi, 19 Temmuz’da Regaib Kandili’ydi. Regaib “Çok arzulanan, özlenen, ısrarla istenen” anlamına gelir. Regaib Gecesi çok mübarek bir gecedir. Bu geceyle alakalı rivayetlerden birisi de, sevgili peygamber efendimiz’in (s.a.v.) bu gece anne rahmine düştüğüdür. Yani ihtiyar dünyamızın binlerce yıldır hasretle beklediği Habib-i Edibine kavuşma süreci fiilen bu gece başlamıştır. Hz.Amine validemizin, kainata en büyük hediye ve müjde olan Hz.Muhammed (s.a.v) efendimize hoş geldin deme gecesidir bir anlamda.
İkinci kandilimiz ise 10 Ağustos gecesi Mirac-ı Mübin’dir. .Biz Ümmet-i Muhammed’e Rabbimizin verdiği en büyük onurlardan birisi de, bizzat Resulullah efendimizin Rabbimizin huzuruna kadar yükseltilmesidir ki, adına mübarek kitabımız Kuran-ı Kerim’de İsra Suresi mevcuttur. İsra; “gece yürüyüşü” demektir. Yani Mirac gecesi, sevgili peygamberimizin Mekke’deki Kabe’den alınarak, Mescid-i Aksa’ya, Burak’la, Hz.Cebrail’in refakatinde götürülmesidir ki; bu kısım bizzat kuranda anlatılmıştır. Şüphesiz, kati doğru bir bilgidir. Mescid-i Aksa’dan sonraki kısım, yani göğe yükseltilme olayı olan Mirac ise Resulullah’ın anlattığı hadis-i şeriflerde mevcut olduğu için her Müslüman’ın bu olaya başından sonuna kadar inanması gerekir. Zaman zaman müminlerin tertemiz dimağlarını bulandırmak için abuk-sabuk görüşler ileri sürüldüğünü esefle görmekteyiz. Acaba bu tarz yorum ve kanaat sahibleri Hz. Ebubekir efendimize ne yüzle bakacaklar yarın huzur-u ilahi’de? Read the rest of this entry »
Mânâ itibariyle ziyaret etmek demek olan umre, Hanefi fıkhında kitap ve sünnetle sabit bir sünnettir. Yani bizzat Resulullâh’ın hayatında 4 defa yer bulmuş muhteşem bir ibadettir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz : “haccı ve umreyi Allah için tam olarak yapın …” buyurarak umreyi tam ve eksiksiz yapmamızı istemektedir.
Aziz dostlar onbir ayın sultanı Ramazan’ın sonuna yaklaştık. Bu mübarek iklimin bize uygulamalı olarak öğrettiği iki şey vardı ki; başlığımız da zaten bunu dile getiriyor. Birincisi severek paylaşmak ki; oruç tutmak bizlere bunu öğretiyor. Oruçla, açlığı bizzat tattırıyor ve paylaşmayı severek yapmamızı öğretiyor. Bir ay boyunca ve bir günün uzunca bir bölümünde imsak ile iftar arası normal zamanda helal olan yiyecek ve içecekleri, sırf Allah rızası için kendi kendimize yasak ederek, fedakarlıkta sınırlarımızı görmemizi sağlıyor.
Saygıdeğer okurlarım öncelikle hepinizi saygı ve hürmetle selamlarım.Yaygın ifadeyle söyleyecek olursak onbir ayın sultanı mübarek ve muhterem ay ramazanı-şerif işte tekrar bizlerle hamd-ü senalar olsun. Mevla izin verirse inşallah mübarek ay boyunca sizlerle ramazanla alakalı konularla, ayet-i kerimeler, hadisi şeriflerle, fıkhi konularla, fikri yorumlarla ve dualarla beraber olacağız.
İki Cihan Güneşi Sevgili Peygamber Efendimiz, saâdet meclisinde oturuyordu. Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu.

